Nepal ve Tibet arasındaki sınır bölgesinde 26 Ağustos'ta yaşanan heyelan ve sellerde en az 469 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 1.400 kişi ise hâlâ kayıp (28 Ağustos Perşembe, 08.00 itibarıyla).
Facianın nedenine dair ilk raporlar 4.4 büyüklüğünde bir depremin çığı, çığın da seli tetiklediği yönündeydi. Ancak ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), olayın aslında bir buzul çökmesinden kaynaklandığını açıkladı.
İklim Masası'nın konuyla ilgili görüşüne başvurduğu İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tolga Görüm de benzer bir tabloyu doğruluyor:
‘‘Görüntülerden ve diğer kaynaklardan edindiğim izlenim, bir kaya-buz kütlesinin kama kayması sonucunda bir buzul vadisini ve içindeki malzemeyi kuru sıvılaşma etkisiyle bir kaya çığına dönüştürmüş olduğu,’’ diyor Görüm. ‘‘Bu olay nedeniyle akarsu kısa bir süreyle setleniyor ve bir göllenme oluşuyor. Set gölünün yıkılmasıyla birlikte önce moloz akmasına, ardından sele dönüşüyor ve önüne çıkan her şeyi yıkıp götürüyor.’’
Olayın bir depremle tetiklenmediğini vurgulayan Görüm'e göre yaşananlar, ‘‘iklim değişikliğinin kısa ve uzun vadeli etkilerinin art arda gelmesine acı bir örnek.’’ Bunun nedeni, iklim değişikliğiyle hızla eriyen buzulların dağ kütlesine uyguladığı baskının azalması. Bu durum zamanla kütlede çatlaklar oluşmasına yol açıyor.












