Nasıl ki haberciliğin bir yanı görünmeyenleri görünür kılmaksa, fotoğrafçının işi de saklı kalanı, gündeme gelmeyeni görünür hale getirmek. Kimi zaman Diyarbakır’da Newroz’un kalabalığında, kimi zaman İstanbul’un Tarlabaşı sokaklarında…

Belgesel fotoğraf sanatçısı Ali Öz, 45 yılı aşkın meslek hayatı boyunca Türkiye’nin toplumsal hafızasına tanıklık etti. Savaşlardan grevlere, sokak hareketlerinden yoksulluk hikâyelerine, zorunlu göçlerden kayıp yakınlarının mücadelesine kadar pek çok tarihsel ana objektifiyle eşlik etti.

Öz’ün yaklaşık 10 yıl boyunca Tarlabaşı sokaklarında yaşayarak hazırladığı “Tarlabaşı – Kayıp Şehir” kitabı, ilk baskısının kısa sürede tükenmesinin ardından yenilenmiş baskısıyla yeniden okurla buluştu.

Dünyanın saygın arşivlerinden İskenderiye Kütüphanesi’nin koleksiyonuna giren kitap, kentsel dönüşümle değişen bir semtin ve orada yaşayan insanların hikâyesini belgeleyen önemli bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Yaklaşık 50 bin kare fotoğrafla bir dönemin sosyal tarihini kayıt altına alan Ali Öz, fotoğraf anlayışını, Tarlabaşı’nın dönüşümünü ve yeni projelerini bianet’e anlattı.