Bu hafta biamag, savunma hakkının aşınmasından Aşık Veysel’in varlık arayışına; AVM’lerdeki “uyum merkezleri”nden dağdağanın inadına, unutulan bir yazarın trajik hayatından Salt Beyoğlu’ndaki “Barajdan Sızanlar” sergisine uzanan yazılarla dolu.

Hikmet Adal'ın editörlüğünü üstlendiği bu haftanın yazar ve yazıları şöyle:

Nadire Mater, “Işık Alumur’un ardından…” yazısında 27 Mart 2026’da hayatını kaybeden arkadaşı Işık Alumur’u uğurluyor. 68 kuşağından Dev-Genç yıllarına, Ereğli’den hapishanelere, dış habercilikten seyyahlığa uzanan bir hayatı; arkadaşlık, mücadele, neşe, burukluk ve “daha yapacak çok işimiz vardı” duygusuyla hatırlıyor.

Şevval Tufan, BİA Çocuk Kitaplığı için Victoria Williamson’ın Her Şey Küle Döndüğünde romanını ele alıyor. “Beşinci Cennet” adlı kapalı ve yapay yaşam alanında geçen gençlik distopyasını; iklim felaketi, ekolojik kriz, sınıfsal iş bölümü, bireysel özgürlük, suçluluk ve etik sorumluluk temalarıyla birlikte okuyor.

Murat İnceoğlu, “Cinayet örten ilk vali Sonel değildi” yazısında Gülistan Doku dosyası üzerinden kamu gücü ve cezasızlıkla cinayetlerin örtbas edilmesi meselesine bakıyor. Selahattin Ali Arik’in "Yakın Doğuda Koçgiri Dersim Kızılbaş Kürd Soykırımı" kitabından hareketle 1944’ün Genelkurmay Başkanı Kazım Orbay ile Vali Nevzat Tandoğan'ın içinde yer aldığı bir cinayeti anlatıyor.