Bu yıl “AÇIK S’AÇIK” temasıyla düzenlenen İstanbul Onur Haftası, hem görünürlük ve saklanmama hâline hem de LGBTİ+’lara yönelik kriminalizasyon ve “müstehcenlik” tartışmalarına verilen bir yanıt olarak öne çıkıyor.
34’üncüsü düzenlenen hafta, 28 Haziran’daki 24. İstanbul Onur Yürüyüşü ile sona erecek. Ancak güvenlik gerekçesiyle her yıl farklı yöntemlerle polis engelini aşmaya çalışan İstanbul Onur Haftası Komitesi, bu yıl farklı bir yöntem izleyerek yürüyüşün nerede, en azından hangi yakada gerçekleştirileceğini duyurdu.
Haftayı ve Onur Yürüyüşü hazırlıklarını İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi’nden Es ve Diren’le konuştuk.
Bu seneki temanızın çift anlamı var sanırım. Bir yandan devlete karşı daha görünür olmayı, saklanmamayı vurguluyorsunuz; diğer yandan da “müstehcenlik” tartışmalarına bir gönderme yapıyorsunuz. Doğru mu anlıyorum?
Evet, çok doğru. Tema metninde de söylediğimiz gibi: “Açığız çünkü saklanmayı reddediyoruz.” Bir yandan da “saçığız”, çünkü dayatılan düzene sığmıyoruz. Özellikle geçen yıl Ankara’da trans kadınlara yönelik uygulanan müstehcenlik cezaları bu temayı belirlememizde etkili oldu. İnsanlar yalnızca sokakta yürüdükleri ya da var oldukları için para cezalarıyla ve çeşitli baskılarla karşı karşıya bırakıldı. “AÇIK S’AÇIK” teması bu politikalara da bir yanıt.








