Hüzün. Her kitap bittiğinde hüzünleniyorum. Uzun süre birlikte yaşadığım, her şeyi paylaştığım kahramanlarımdan ayrılmak, kelimenin tam anlamıyla hüzünlendiriyor. Umarım kitabın yolu açık olur.

Asuman Bayrak, Çarşambanın Kötüsü romanıyla ilgili “hüzün” derken kitaplarının okurla buluşmasından önceki son durağındaki hissini paylaşıyor. Romana veda kahramanlarının hayata karışması, bizlerle buluşmasının heyecanını yaşamak olsa gerek. Veda hem gitmek hem de gidememek değil mi? Hem gönüllülük hem de gönülsüzlük. Roman için bir yandan bitirmek, bir yandan da yeni bir başlangıç galiba.

Bayrak ilk kitabı “Kayıp Taşlar”da Habil'le Kabil'in kız kardeşleri Aklima ile Lebuda'nın hikayesini anlattı. Devamla “Eğrelti Otları Şarkı Söyler Mi?” anneler ve kızları hakkında. “Yalnız Kadın Cinayetleri” polisiye bir çalışmayla karşımıza çıktı. Şimdi de Çarşambanın Kötüsü.

Aynı zamanda bianet’te, kitaplarla, sinemayla, geçmiş ve gelecekte dolaşarak yazılar yazıyor. Şanslıyız, teşekkürlerle.

Çarşambanın Kötüsü üzerine, önceki romanlarında uğrayarak birkaç soru sorduk Bayrak’a.