Suruç katliamının 11. yılında İstanbul Kadıköy Harita Caddesi’nde bir araya gelen gençlik örgütleri, Bahariye’deki Süreyya Operası’na kadar yürüdü. “Suruç’ta düşene, dövüşene bin selam” sloganıyla yürüyen grup, saldırıda katledilenlerin fotoğraflarının olduğu dövizleri ile oyuncakları taşıdı. Grubun çevresini ablukaya alan yüzlerce polis, yürüyüş boyunca kitleyi takip etti.
Suruç’ta hayatını kaybeden 33 kişinin isimleri okundu. Daha sonra saygı duruşunun ardından basın metni okundu.
Açıklamada şunlara yer verildi:
"Suruç Katliamı'nın 11. yılındayız. Dünyanın dört bir yanında, Ortadoğu'da emperyalist saldırganlığın arttığı, emperyalist paylaşım savaşı hazırlıklarının ve planlarının yapıldığı bir dönemde karşılıyoruz 11. yılı. Aradan 11 yıl geçse de onları Kobanê yollarına düşüren enternasyonal ve antifaşist mücadele ruhu hâlâ bizimle, yürüdüğümüz yolu aydınlatmaya devam ediyor.
2015'te Rojava Devrimi tasfiyeci saldırılarla karşı karşıyayken, cihatçı IŞİD çeteleri eliyle Kobanê yerle bir edilirken "Beraber Savunduk, Beraber İnşa Edeceğiz" diyerek Kobanê İnşa Kampanyası'yla yönümüzü devrim topraklarına döndük. 2012'den bu yana işçi sınıfı ve ezilen halklar için bir odak ve umut ışığı olan Rojava Devrimi'ni boğmak isteyen egemenler karşısında devrimi savunmak, dönemin devrimci sorumluluğuydu. Bu sorumluluğu yerine getirmek için Türkiye ve Kuzey Kürdistan'dan yüzlerce kişiyle çıktığımız bu yolda Urfa'nın Suruç ilçesinde bulunan Amara Kültür Merkezi'nde cihatçı IŞİD'in canlı bomba saldırısıyla 33 yoldaşımız şehit düşerken, yüzün üzerinde yoldaşımız ise yaralandı. AKP ortaklığı ve işbirliği ile örgütlenen bu katliamla, Türkiye ve Kürdistan halklarının birlikte yaşama umudu, Gezi'nin çocuklarıyla Kobanê'nin çocuklarının buluşması engellenmek hedeflenmişti. Bugün hâlâ Kobanê’ye yönelik tasfiye saldırıları sürüyor. Rojava Kadın Devrimi'mizin tüm kazanımları yok edilmek, halkçı demokratik devrimimiz boğulmak isteniyor. Suruç’un çağrısı; devrim topraklarını dün nasıl savunduysak ve beraber inşa etmek için yollara düştüysek bugün de aynı şekilde devrimimizin kazanımlarını koruma ve yaşatma çağrısıdır.






