Kadir İnanır'ın ardından Türkiye'nin ortak hafızasının da önemli bir parçası uğurlandı. Onun yaşamını yitirmesiyle birlikte farklı siyasal görüşlerden, kuşaklardan ve toplumsal kesimlerden insanların aynı duyguda buluşması, bir yıldızın kaybının ötesinde bir anlam taşıyordu. Bu ortak yas, İnanır'ın yüzüyle, sesiyle, bakışıyla, temsil ettiği değerlerle ve yıllar içinde geçirdiği dönüşümle Türkiye'nin duygusal dünyasında nasıl kök saldığını yeniden görünür kıldı.
Öte yandan İnanır'ın hikâyesi, yıllar içinde barıştan, halkların birlikte yaşamından ve demokratik çözümden yana aldığı açık tutum; yıldız kimliği ile kamusal sorumluluğu birbirinden ayırmayan bir çizgi oluşturdu.
Sinema kuramcısı ve akademisyen Prof. Dr. Umut Tümay Arslan ile Kadir İnanır'ın ardında bıraktığı kültürel-politik mirası konuştuk.
“İnanır, Türkiye’nin duygusal hafızasını taşıyordu”
Geçtiğimiz günlerde Kadir İnanır'ı kaybettik. Ardından toplumun çok farklı kesimlerinde ortak bir yas duygusu oluştu. Bu ortak yas bize hem onun sinemadaki yerine hem de Türkiye'nin kültürel hafızasına dair ne söylüyor?






