Türkiye’de zorunlu askerlik ve militarizm tartışmaları uzun yıllardır insan hakları örgütleri, feminist hareket ve vicdani retçiler tarafından eleştiriliyor.

Son yıllarda ise queer hareket içerisinden yükselen anti-militarist itirazlar, militarizmin daha geniş bir denetim mekanizması olarak işlediğini yeniden gündeme taşıyor.

Özellikle LGBTİ+’lar açısından askerlik sistemi, “makbul vatandaş” ve “makbul erkeklik” kalıpları üzerinden şekillenen ayrımcılık, dışlanma ve devlet şiddeti tartışmalarıyla birlikte değerlendiriliyor.

Vicdani ret hareketi son dönemde hak ihlalleri ve tutuklamalar ile de gündemde. Anti-militarist mücadele içerisinde queer öznelerin deneyimleri ise vicdani reddin toplumsal cinsiyet, devlet şiddeti ve barış mücadelesiyle kesişen daha geniş bir politik alan açtığını ortaya koyuyor.

Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer ve Vicdani Ret İzleme Koordinatörü Merve Arkun ile vicdani ret hareketine yönelik baskıları ve dayanışma imkanlarını bianet'e anlattı.