Savunma Bakanı Boris Pistorius’un birkaç hafta önce açıkladığı “Bundeswehr’i (Federal Silahlı Kuvvetler) Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusu haline getir[me]” hedefi, savaş heyulasını 80 yılın ardından yeniden Almanya’nın üzerinde dolaştırırken özellikle gençler arasında sert tepkilerle karşılaştı.
Pistorious’un hırslı silahlanma ve ordulaşma politikası, Almanya’nın yeniden kuruluşunun temelinde yatan “askerî ihtiyat” paradigmasının fiilen sona mı erdiği sorusunu da peşinden sürüklüyor.
"Uzun süreli tehdit dönemi"
Tartışmayı yeniden alevlendiren, Savunma Bakanı’nın son günlerde Bundestag’daki konuşmalarında Avrupa’nın “uzun süreli tehdit dönemine” hazır olması gerektiğini söylemesi oldu.
Pistorius, ABD’nin dikkatini Çin ve Pasifik eksenine kaydırdığını, Avrupa’nın artık kendi güvenliğinin ana yükünü üstlenmesi gerektiğini savunuyor. Savunma Bakanı’na göre Almanya, NATO’nun Avrupa’daki omurgası haline gelmeli, askerî üretim kapasitesini büyütmeli, ihtiyat sistemini genişletmeli, gerekirse zorunlu askerliği yeniden devreye sokmalı.







