2024 yılında kamuoyunda “katliam yasası” olarak anılan düzenleme yürürlüğe girdiğinde, sokakta yaşayan köpeklerin toplatılıp barınaklara kapatılmasını engellemek için verilen mücadele, yasanın geri çekilmesine odaklanıyordu.
İki yılın ardından yasa, yaşam hakkı savunucularına göre yalnızca hukuki bir düzenleme değil; hayvanlara yönelik nefreti körükleyen, toplumu kutuplaştıran ve etkileri gündelik hayata yayılan bir sorun hâline geldi. Sokaklardan kaybolan hayvanlar, kapasitesini aşan barınaklar, ölümle sonuçlanan toplama uygulamaları ve artan yaşam hakkı ihlalleri; savunucular için güvensizlik, yas ve adalet arayışını da beraberinde getirdi.
Araştırmalar, raporlar ve saha haberleri ise bu sürecin 2024’te başlamadığını; en az 2011’den bu yana adım adım inşa edilen bir “sokakları hayvansızlaştırma” politikasının devamı olduğunu ortaya koyuyor.
İki yıl önce binlerce kişinin itirazına rağmen yürürlüğe giren yasa, yaşam hakkı savunucularına göre hâlâ meşru değil. Bu nedenle 2 Ağustos’ta Kadıköy’de yeniden aynı çağrıyla bir araya gelecekler:
“Bu yasa kanla yazıldı, direnişle silinecek.”






