Madımak Katliamı’nın yıldönümünde Sivas’a uzanan yol, yalnızca bir anma programına değil, hafızayı diri tutan ortak bir yolculuğa açılıyor. Bu nedenle her yıl farklı şehirlerden otobüsler kaldırılıyor ve anma yalnızca Sivas’ta değil, yola çıkılan her yerde başlıyor. Bizim Sivas yolculuğumuz da, İstanbul’daki ilk cemevlerinden biri olan Gazi Cemevi’nden başladı.
1 Temmuz gecesi ve 2 Temmuz sabahının ilk saatlerinde çok sayıda kişi Gazi Cemevi’nde toplandı, ardından Sivas’a gitmek üzere otobüslere bindi. Bu güzergâhın kendisi bile hafızayı taşıyor. Çünkü yolculuğun başlangıç noktası olan Gazi Mahallesi, 1995’te yaşanan Gazi Katliamı’nın izlerini taşıyor; varış noktası ise 1993 Madımak Katliamı’nın mekânı.
Yola çıkmadan önce Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş ile kısa bir sohbet etme imkânı oldu. “Nasibinizmiş” diyerek Aşure Günü’nden kalan iki kap aşure ikram etti. Yolculuk öncesi cemevinde hazırlık vardı; yan odada dedeler yemek yiyordu. Sohbet sırasında Karadaş, Gazi Cemevi’nin başka cemevlerinden ayrılan yanının, Gazi Katliamı sırasında çevredeki Alevilerin toplandığı ve örgütlenmeye çalıştığı yerlerden biri olması olduğunu anlattı. Bir ara camdan dışarıyı gösterip binanın birinci katını işaret etti: “O gün buraya bir TOMA girdi, duvarlara zarar verdi,” dedi.






