ODTÜ’lü feminist kadın ve LGBTİ+ öğrenci ve akademisyenlerin “güvenli kampüs” mücadelesi ile kazanılan Cinsel Tacizle Mücadele Birimi (CİTÖB) kurumsal baskı ve işlevsizleştirme politikalarıyla karşı karşıya.
"Kampüste yaratılan bu nispeten güvenlilik hissi bence bir illüzyon..."
Feminist ODTÜ öğrencisi Hayat, dışarıdan korunaklı birer vaha gibi görünen üniversite kampüslerinin görünmeyen yüzünü bu sözlerle tarif ediyor. Nitekim kampüsteki karanlık yürüme yolları, yetersiz ring seferleri ve yurtlarda yaşanan hak ihlalleri bu illüzyonun sınırlarını çiziyor ve üniversite bileşenlerinin ‘akademik iyilik hâlini’ doğrudan baltalıyor.
İşte bu güvensizlik iklimine karşı hayatta kalanlarla dayanışma örmek ve faillere karşı caydırıcı mekanizmalar kurmak adına ODTÜ’lülerin en büyük kurumsal kalkanı, öğrencilerin ve akademisyenlerin ortak mücadelesiyle 2016'da kurulan Cinsel Tacizle Mücadele Birimi (CİTÖB). Ancak bugün akademisyenler ve öğrenciler, bu resmi birimin rektörlük eliyle bütçesiz ve odasız bırakılarak işlevsizleştirildiğini söylüyor. Dayanışma ve eylemleriyle seslerini yükselten ODTÜ öğrencileri, tam da bu illüzyonu kırmak ve "Eşit, özgür, güvenli bir kampüs" inşa etmek için Cinsel Tacizle Mücadele Birimi’nin (CİTÖB) yeniden etkinleştirilmesini talep ediyor.






