Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu, Genel Kurul’a taşınmasıyla yalnızca Ankara’nın AB üyelik sürecindeki durgunluğa işaret etmekle kalmadı. Türkiye’de hukuk devleti, temel haklar ve demokratik siyaset alanındaki gerilemeyi yeniden Avrupa gündemine taşıdı.

Raporun kamuoyuna açıklanması, özellikle yargı bağımsızlığı, muhalefete dönük baskılar, Kürt meselesi, yerel yönetimlere müdahaleler ve ifade özgürlüğü başlıkları nedeniyle Türkiye'de de tartışma yarattı.

Ankara raporu “önyargılı” bulurken, Avrupa Parlamentosundaki merkez, sol, liberal ve yeşil gruplar, Çarşamba günü oylanacak metne değişiklik önergelerinde, Türkiye ile ilişkilerin haklar ve demokrasi zemini dışında normalleştirilemeyeceğini, raporda olduğundan daha güçlü ifadelerle dile getiriyor.

CHP’ye yönelik baskı ve yargı müdahalesi

Eski ALDE grubunun 2019’dan sonra Emmanuel Macron’un Renaissance hareketiyle ittifakı sonrasında aldığı adla Avrupa Yenilenmesi (“Renew Europe”) ve Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) gruplarının önergelerinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 21 Mayıs 2026’da CHP kongresini iptal ederek Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden genel başkan yapması, “devletin ana muhalefet partisinin içişlerine müdahalesi” olarak niteleniyor.