geniş bir grup, “Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” için kamuoyuna çağrı yaptı. “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü” başlığıyla yapılan açıklamada, Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve toplumsal barış açısından tarihsel bir eşikten geçtiği vurgulandı.
Çağrı metninde, Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün aşındığı, ifade ve örgütlenme özgürlüklerinin daraldığı belirtilirken; artan yoksulluk, gelir eşitsizliği, ekolojik yıkım, toplumsal kutuplaşma ve kadına yönelik şiddetin ülkenin demokratik geleceğini tehdit ettiği ifade edildi.
Açıklamada, mevcut krizlerin yalnızca belirli toplumsal kesimleri değil, ülkede yaşayan herkesi etkilediği vurgulanarak, sınıfsal, bölgesel ve kimlik temelli eşitsizliklerin derinleştiğine dikkat çekildi.
Metinde, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında demokrasi ve barışın yeniden inşa edilebilmesi için toplumsal diyalog ve ortaklaşma ihtiyacına işaret edildi. Türkiye’de yaşayan farklı kimliklerin, inançların, kültürlerin ve toplulukların ortak hafızasında otoriter politikaların yarattığı baskı ve travmalar bulunduğu belirtilirken, korku ve güvensizlik ortamının toplumsal kutuplaşmayı artırdığı ifade edildi.
Çağrıda ayrıca Kürt sorununun çözümü ile Türkiye’nin demokratikleşmesi arasında doğrudan bir ilişki bulunduğu vurgulandı. Demokratikleşme ile Kürt sorununun çözümünün birbirinden ayrı düşünülemeyeceği belirtilen açıklamada, tüm kimliklerin ve inançların eşit yurttaşlık temelinde kamusal alanda özgürce var olabildiği çoğulcu bir düzenin demokratik dönüşümün temel unsuru olduğu kaydedildi.







